Yazının Kategorisi

E-Öğrenmenin Kullanıcı Dostu Olmasını Engelleyen 6 Neden

Online eğitimlerde kullanıcının yaşadığı duyguların olumlu olması çok önemlidir. Ancak bu durumu ne yazık ki görsel ve teknik hatalar önemli ölçüde olumsuz etkileyebiliyor.

İyi bir e-öğrenme deneyimi dengeli bir şekilde işlevselliği ve görünümü harmanlar. Bir yanda görsel açıdan uzman olan grafik tasarımcılar, diğer yanda yazılımcılar. Bu iki farklı disiplin kulanım kolaylığı için iş birliği yapar. Ancak bir sürü nedenden dolayı grafik tasarımcılar ve yazılımcılar her zaman uyumu yakalayamaz. Ne yazık ki kurumsal e-öğrenme projeniz iyi yönetilmediğinde bu uyumsuzluk ve anlaşmazlıklar kullanıcıya kadar yansıyor ve başarısız sonuçlar alınıyor. Peki bu durumu nasıl engelleriz? İşte sizin için e-öğrenme içeriklerinizin kullanıcı dostu olmasını engelleyen en önemli 6 nedeni sıralıyorum.

Pazarlama Gözüyle Bakmamak

Doğası gereği online eğitimler kullanıcı odaklıdır, yani karşımızda bir eğitmen veya yönetici yoktur. Bu durum kendi kendine yeten bir yapının olması gerekliliğini ortaya çıkartır. Kullanıcının ihtiyacı olan tüm bilgiye kelimenin tam anlamıyla parmağının ucunda kolayca erişebilmesi gerekir. Eğer online eğitimin tanıtımı eksikse, yönergeler iyi anlaşılmıyorsa kullanıcılar isteksiz olur. Aynı zamanda LMS’inizin kullanıcı tarafındaki tüm özellik ve işlevlerini anlamalarını da mutlaka sağlamalısınız. Bunun için eğitim kullanım ve tanıtım videoları, demolar, posterler, teaserlar gibi pazarlama materyalleri geliştirin ve yayınlayın.  

Yetersiz Yönlendirme

Eğitime girişte ilk engel, eğitimi alacak kişinin ne istendiğini kolayca anlayabilmesidir. İlk dakikalarda bu eğitimi almasındaki hedefi ve yöntemi algılamış olması önemlidir. Peki ya sonra? Artık bu eğitimde yollunu kolayca bulabilmesi gerekir. Örneğin ilk olarak 3. modül ile başlaması gerektiğini varsayalım, ancak bu modüle gidecek yolu bulmakta zorlanıyorsa birkaç denemeden sonra sıkılır ve terk etme eğilimi başlar. Destek alabiliyor olsa da başvurmak zorunda kalması onu yetersiz hissettirir. Modüller arası sorunsuz geçişler yapılabildiğinden emin olun. Uygulamanın her ekranında ana sayfaya dönüş olmalıdır. Ayrıca yönlendirmelerin kolay anlaşılabilir ve görünebilir olması önemlidir. Tüm içeriklerin içerisinde kolayca gezilebilir olması iyi bir online eğitimin ikinci vazgeçilmezidir.    

Yetersiz Entegrasyon

Özellikle beyaz yakada online eğitim alan kişiler dijital dünyaya hakim olan kişiler olup günlük yaşamlarında farklı görevleri gerçekleştirmek için yoğun bir şekilde bilgisayar veya tablet kullanıyor. Bu nedenle zamanları çok önemli. Single Sign On ismiyle geçen tekli oturum açma özelliğini onlara büyük zaman kazandırıyor. Bu sayede farklı görevler arasında çeşitli yazılımlar arasında geçiş yaparken kullanıcı adı ve şifre girmek için gereksiz enerji ve zaman harcamazlar. Kurumsal olarak kullanılan tüm programları iyi bir entegrasyon ile SSO açma özelliğiyle birleştirmelisiniz.

Yetersiz Görsel ve İşitsel İçerik

Hepimiz internet kullanımının konsantrasyon sürelerimizi nasıl olumsuz etkilediğini biliyoruz. Peki bu durum online eğitimler için ne anlama geliyor? Eğitimleriniz eğer uzun olursa, gereksiz bilgiyle doldurulursa hedef kitleniz ilgisini kaybeder. İçerik ne kadar ilginç olursa olsun, izleme süresi uzadıkça kopma oranı artıyor. Tabii ki bu durum hiçbir zaman uzun ve yazılı bilgi kullanmayacağınız anlamına gelmez. Ancak nasıl kullandığınız önemli. Kısa özet cümleler, simgeler, grafikler, tablolar ve listeler aracılıyla bilgileri aktarmaya çalışın. Bol görselli büyük puntolu başlıklar kullanın. E-öğrenmenin en etkin araçlarından olan videolar, iyi bir seslendirme içeren animasyonlar ve etkileşimli oyunlar vazgeçilmezleriniz olsun. Hatta yapabiliyorsanız bolca hikayeler de kullanın. Tüm bunlar sizi duran sıkıcı içeriklerden kurtarır ve başarınızı destekler.

Yetersiz Değerlendirme

Bir yetişkine okul dönemiyle ilgili en çok neden nefret ederdiniz diye sorduğumuzda çoğu büyük olasılık ile sınavlar diye cevap verir. O yüzden e-eğitimlerden sınavları kaldırmak isteseniz de, sınavlar verilen eğitiminin etkinliğini değerlendirmek için halen en iyi araçtır. Bu sınavların sonucunda çalışanların eksik oldukları alanları ölçümleyerek sonrasındaki eğitim süreçlerini planlayabilirsiniz. Bu nedenle e-eğitim tasarımınızın içerisinde mutlaka bir çeşit kendinizi sınayın bölümü olmalıdır. Sınavlar çalışanlarınız için önemli bir öğrenme ölçütüdür, ayrıca gelecek eğitimlere katılmak için de onları motive eder. Ancak eğitim sonrasında sınavları ayrı atamak yerine eğitimlerin içerisine yedirebilirsiniz. Çünkü çalışanlar eğitimi tamamladıktan sonra tekrar ayrı bir sınava girmekten hoşlanmıyor. Sınavlar için de klasik soru cevap yöntemi yerine simulasyonlar kullanabilirsiniz.

Yetersiz Karışım

Karışım derken kimyasal karışımlardan söz etmiyorum tabi ki. Ekibinizin üyelerinin farklı ihtiyaçları var, hepsine aynı yöntemle erişmeniz yanlış olur. Örneğin işitsel ve görsel öğrenmeye yatkın olan çalışanlarınıza video ağırlıklı içerikler yayınlamalısınız. Ama okumayla öğrenme hızı çok yüksek olan çalışanlarınız aynı eğitimi okuyarak da alabilmelidir. İşte bu yüzden dengeli bir karışımı çalışanlarınıza sunmalısınız.

Sonuç

Çalışanlarınızın e-eğitim konusunda ilgisini çekmek oldukça zor bir iş, zorunlu bir eğitim de olsa her zaman bir miktar direnç ile karşılaşırsınız. Eğitime giriş yaptıktan sonra da çıkmak için ilk olumsuz deneyimi fırsat olarak kullanırlar. Bu nedenle başarılı bir online eğitim deneyimi için kullanıcı dostu e-öğrenme deneyimine dikkat edin.

Yukarda listelemiş olduğum 6 engelden uzak durarak çalışanlarınıza gerçek bağlılık ve kalıcı öğrenme olanağı sağlayabilirsiniz. Bu doğrultuda yeni bir eğilim olan “Understanding By Design” konusuna da yakında değineceğim.

Yararlı olması dileğiyle.

Sevgi ve saygılarımla…

Yazıyı sevdiniz mi? hemen paylaşın!

Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
E-Posta
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Yorumunuzu bırakın