Yazının Kategorisi

Olumlu Düşünme Sanatı!

Bilinçli düşünerek farkındalıkla söylediğimiz sözcükler yerine alışkanlıklarla farkında olmadan kullandığımız her sözcükle bir anlaşma imzalıyoruz. Üstelik hem kendimiz hem karşımızdaki ve hem de iletişimde olduğunuz tüm dış dünya ile. Bu nedenle umutlarımızı pozitif olarak dile ve düşünceye getirmemiz gerekiyor. Bu alışkanlığı kazanmak gerçekten çok zor, alıştığımız düşünme kalıplarını tersine çeviriyor. Bir insan gelecekte ne yaşayacağını merak ediyorsa, bugün ne düşündüğüne ve konuştuğuna bakabilir.

Bu neden önemli biliyor musunuz? Şu sıralarda bolca karşıma çıkıyor, beynin aslında bilinç altının nasıl algıladığıyla ilgili örnekler. Beyin negatif ifadeleri algılamıyormuş. Söylenen her sözü gerçek kabul ediyormuş. Örneğin; siz, “unutma” dediğinizde onu “unut” olarak algılıyor. İfadeyi “Aklında tut” olarak değiştirmemiz gerekiyor. Bakıldığında ne kadar zor bir alışkanlık değil mi?

Örneğin “Hasta olmak istemiyorum” yerine “sağlıklıyım”, “Yaşlanmak istemiyorum” yerine “her zaman genç kalacağım” gibi. Aman sakın virüs bulaşmasın yerine, bağışıklığımı güçlendireceğim. Veya çocuklarımıza; kalın giymezsen evden çıkamazsın yerine kalın giyinirsen evden çıkabilirsin gibi. Bu da benim en çok zorlandığım alanlardan birisi yeri gelmişken de söylemeden edemedim.

Birine “Panik yapma” dediğinizde daha fazla panik olabiliyor. Bunun yerine, “sakin ol” demek daha uygun. İşte bu yüzden aslında formül basit, ne istiyorsak onu söylemeliyiz!

Veya biri sizi gördüğünde “hasta gibi görünüyorsun” dediğinde ve siz de buna inanır onaylarsanız, anlaşmayı kabul etmiş olur ve hastalanabilirsiniz. Hatta bazı insanlar hastalıklarına sıkı sıkıya sahip çıkarlar.

“Benim şekerim var!”

“Benim Tansiyonum var!”

“Benim kolesterolüm yüksek!”

BENİM..!!! diyerek sahip çıkarsanız, o hastalık da sizi bırakmayabilir! Ben diye başlayan her cümleyi bilinçaltınız sahiplenir ve emir kabul eder. Oysa hastalıklarla ilgili farkındalığı olan kişi bedeninin kendine verdiği mesajdan ders çıkarır. Şu soruların cevabını arar; bilmem gereken şey nedir? hayatımda neyi değiştirmem gerekiyor? nerede hata yaptım ki hastalıkla bedenim beni uyarıyor?

Büyüklerin çok söylediği bir söz vardır: “Bir şeyi kırk kere söylersen olur.”

Hiç düşündünüz mü neden acaba? Çünkü dil neyi çok söylerse, bilinçaltı onu gerçek kabul eder ve beyin de onu gerçekleştirmek için harekete geçer. Olumlu konuşmak ve olumlu düşünmek işte bu yüzden çok önemlidir. Ağzınızdan çıkan cümleleri değiştirin, hayatınız değişsin.

Hatta sözlerinizle birlikte, düşünceleriniz de değişmeye başlar. Düşünceleriniz değiştikçe; davranışlarınız değişir ve siz başka biri olursunuz. Bir bakarsınız yaşamınız söyledikleriniz, düşündükleriniz ise davranışlarınız olmuş.

Şimdi şu iki cümleye bakın. Ve iki cümlenin de ayrı ayrı size ne hissettirdiğini düşünün.

“Bugün hava çok güzel ama yarın yağmur yağacak.”

 “Yarın yağmur yağacak olsa bile bugün hava çok güzel!”

Sadece 2 kelime <AMA> ve <OLSA BİLE> kelimeleri cümledeki ifadeyi ne kadar değiştiriyor değil mi? İlkinde olumsuz bir duygu durumu ikincisinde ise her şeye rağmen mutlu olma durumu. Biz sade düşüncelerimizden değil, duygularımızdan da sorumluyuz.

Bu türden olumlu ifadeleri eğitim tasarımlarımızda da bolca kullanmaya çalışıyoruz, eğitim tasarımcısı arkadaşlarımı sürekli bu konuda dinç tutmaya çalışıyorum, çünkü gerçekten çok önemli.

Bu yüzden olabildiğince biliyorum çok zor ama içimizi, zihnimizi hep sevgi, saygı ile, nezaket ve güzel duygularla dolduralım.

Barış içinde sağlıklı, huzurlu, mutlu ve güzel günler yaşamamız dileğiyle…

Yazıyı sevdiniz mi? hemen paylaşın!

Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
E-Posta
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Yorumunuzu bırakın

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin