Yazının Kategorisi

Korona ile Yepyeni Bir Sağlığa!

Sevgili okurlarım, şu anda hepimiz korona ile bir mücadele içindeyiz, hatta çoğumuz savaştığımızı söylüyor. Bence bu kavram bizi yanlış bir yere götürüyor. Korona sadece bir virüs, milyonlarca trilyonlarca virüsten biri. Tabii ki zaman içerisinde mutasyona uğrayarak daha da güçlenmiş durumda. Ama o da yaşamak istiyor. Her virüste, her hücrede ve her insanda olduğu gibi. Hiçbir virüs öldürmek için sizinle buluşmaz. Çünkü yaşamak için size yani bedeninize ihtiyacı var. 

Peki sıkıntı nerede başlıyor? Bağışıklık sisteminiz yeterli olmadığında ne yazık ki korona virüs kendisini sizde yaşatamıyor. Bu nedenle bağışıklık sistemimiz çok önemli. Ancak bağışıklık sistemi sadece yediğimiz gıdalarla elde edebileceğimiz bir durum değil. Bir kere düşünce yapımız bağışıklık sistemimize çok ciddi oranda hasar verir. Eğer insan düşüncelerine odaklanmaya başlarsa, içinde endişe, kaygı, korku, stres gibi unsurlar girdiği anda ne yazık ki vücudumuzun kimyasal dengesi bozulmaya başlar. Salgılanan kimyasallardan dolayı bağışıklık sistemi bozulur. 

Bunu aslında hepimiz çok iyi biliyoruz. Moralimiz bozulduğunda midemiz ağrır, biraz daha stresle bel ve sırt ağrıları başlar, her yerimiz kasılır. Bugün hangi konudan dolayı doktora giderseniz gidin hep aynı şey söylenir, acaba stres düzeyiniz ne? 

Sonuç olarak şu anda yapmamız gereken tek şey bütün dünya olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirmek. Bunun için ilaçlar, takviyeler, doktor tavsiyeleri önemli ama en önemli konu zihnimizdeki düşünceler.  Düşüncelerin iyi ya da kötü olması önemli değil. Çünkü her düşünce karşıtını çağırır. Şu anda iyi ve güzel bir şey düşünün, hemen sonra merak etmeyin karşıtı olan kötü şeyi de düşünmeye başlarsınız. 

Bu nedenle size önerim düşüncelerinizin sadece takipçisi olmanız. İzleyici olun ve her düşüncenizle özdeşleşmeyin. Günde 8 saat televizyonları başında korona virüsünün ne yaptığını, kaç kişinin daha canını aldığını izlemeyi lütfen bırakın. Dış dünya ile de özdeşleşmeyin. Hayatınıza geri dönüp kendi içinizde kendi evinizde kendi sağlığınız içerisinde dış dünyayla ve düşüncelerinizle özdeşleşmeden yaşamanın sırrını bulmaya çalışın. Aslında bu bir meditasyon tekniği. 

Eğer siz yaşarsanız korona da yaşar, korona yaşayamazsa sizde yaşayamazsınız. Yani tuhaf gelecek ama biz korona ile bir birlik içindeyiz. İnanın burada spritüel pornografi yapmaya çalışmıyorum, sadece farklı bir bakış açısı getirmeye çalışıyorum. Şu anda korona yok edilemez. Ne kadar aşı da bulsak ne yaparsak yapalım korona aynı bir grip ve nezle gibi, diğer mikroplar gibi binlerce yıl bizimle beraber olmaya devam edecek. Örneğin bazen fazla uyuyamazsınız, dinlenemezsiniz, bir de biraz strese girerseniz hemen bir bakmışsınız nezle olmaya ve dökülmeye başlarsınız.  

Bence Korona bizi uyarıyor ve diyor ki, lütfen kendinize çeki düzen verin. Bağışıklık sisteminizi güçlendirin.  Dünyayı ve çevrenizi mahvetmeyin. Hırslarınızı bir kenara bırakın, çünkü hırs bağışıklık sistemimizi mahveder.  Hırslar, kinler, nefretler, öfkeler bunlar son derece tehlikeli duygulardır. Gelin hep beraber bu olayın ana temelini anlamaya çalışalım. Korku, savunma mekanizmaları, savaşlar bunlar bize hiçbir şey sağlamaz. Korona ile beraber yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Korku ve endişeyle değil, beraber yaşamayı, birlik ve bütünlük içinde olmayı anlamamız gerekiyor. 

Şu an vücudumuzdaki birçok mikrop ve bakteri olmasa hiçbir şekilde yaşayamayız. O yüzden beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız. Şu anda bizi bu kadar sarsmasının nedeni bir anda çok fazla yaşadığımız insan ölümü.  O yüzden evlere kapanmamız gerekiyor. Çünkü virüs daha yavaş yayılsın ki hem tıp dünyası hem de toplum olarak biz de yavaş alışalım.  Ve vücutlarımız da yavaşça alışmaya başlasın. 

Eğer şu anda bağışıklık sisteminiz güçlüyse ve bir korona virüsüne yakalandıysanız, bu durum bağışık sisteminizi daha da güçlendirir. Böylece gelecek yıllarda ortaya çıkacak korona virüsünün başka mutasyonlara uğrayıp sizi tehlikeye sokmasını da engelmiş olursunuz. Bence korona bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenizin mesajını veriyor. Bu mesajı umarım hep beraber almış oluruz. 

Özetle bağışıklık sisteminizi bozan kafanızda dırdır eden düşünceleriniz ve dış dünyayla olan özdeşleşmeniz ciddi bir sorun oluşturuyor. Hep beraber bunu fark edelim ve bırakalım bu mikrop bizi güçlendirsin. 

Sevgilerimle. 

Yazıyı sevdiniz mi? hemen paylaşın!

Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
E-Posta
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Yorumunuzu bırakın

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin