Yazının Kategorisi

Şimdi Tam Girişimcilik Zamanı!

Herkese merhaba, bu yazıda çok önemli bir konu olan girişimcilikten söz edeceğim. Ama girişimcilik derken sadece kendi işinizi kurmayı kast etmiyorum. Eğer bir çalışansanız, şirketiniz içerisinde de girişimci olabilirsiniz. İster iş kurun ister bir şirkette çalışın girişimcilik her iki alan için de bence çok önemli bir konu.  Peki neden? Çünkü şirketlerin başarılı olması için önce sizin kişisel olarak başarılı olmanız gerekiyor öyle değil mi? 

Şimdi biraz daha derin düşünelim. İş dünyasında çalışmaya iki farklı bakış açısıyla yaklaşalım. Birincisi standart çalışan psikolojisi, ikincisi de girişimci ruhla işine adanarak akış içerisindeki bir çalışma psikolojisi. Çalışan insan ister kendi işini yapsın ister bir şirkette maaşlı çalışsın, bakıldığında hepimiz aslında işe giden modern birer köleyiz. 

Peki çalışan bir insan standart psikolojiyle bedenimizi işe götüren nedir? Belirli bir zaman karşılığında herhangi bir şeye çok fazla karışmadan, sorumluluk almadan aman abi bana ne diyerek zamanımızı doldurup maaşımızı alıyoruz. 

Bir de girişimci ruha sahip çalışanlar var. Bu ruha sahip çalışanın psikolojisi son derece farklıdır. Örneğin ben hem şirketlerde profesyonel olarak çalıştım hem de kendi işimi kurdum.  Ancak ikisi arasındaki önemli bir fark var. Nedir biliyor musunuz? Birazdan aktaracağım.

Örneğin bana çok insan geliyor. Müthiş bir fikrimiz var, yazılımı sen yap fikir de benden paylaşalım zengin olalım. Ve kendi işlerini kurmak istiyorlar. Ama sizce sadece bir fikir bunun için yeterli mi? Kesinlikle yetmez. Kendi işini kurmak doğrultusunda zihinsel durum yani bakış açısı ne durumda? Fikirler harika, hayaller müthiş ama ya standart çalışan psikolojisine ve zihnine sahipsen ne olacak? Ben size söyleyeyim, en fazla kendi işini kurduktan sonra 3 ay sonra batılacak. Veya biraz iyi giderse hadi 3 yıl da diyebiliriz. Peki neden? Çünkü standart çalışan psikolojisi ile girişimci olunamaz.

Aynı kafayla giden kişi yani standart çalışan psikolojisiyle şirketinde de gerçek bir lider olamaz, yükselen bir kariyere sahip olamaz ve yüksek sorumluluk alamaz. Peki nedir girişimci ruhun en temel özelliği? Tamamen vericidir. Girişimci ruh işe vermek üzere gider. Onun da fikri vardır, hayalleri, yapmak istedikleri vardır. Ama yüksek bir enerjisi vardır ve bunu inanılmaz bir sorumlulukla beraber götürerek sonuna kadar sahiplenir. Ve bunun için asla vazgeçmez. Ancak standart çalışan psikolojisinde ne vardır? Almak vardır. Çünkü onda bir fikir, sorumluluk ve sahip olma bilinci yoktur, işi sıkı takip etmek duygusu yoktur. Veya ileri götürelim sonuç odaklılık, aciliyet duygusu gibi özellikler de yoktur. O sadece verileni alır. Yani maaş versinler, yemek versinler, bir de direktif versinler yeter. Hatta birisi ona direkt emir verirse çok daha mutlu olur. Hatta bu kişilere herhangi bir direktif vermeyin bütün gün otururlar. İşte bu tam bir standart çalışan psikolojisidir. Ben buna modern kölelik diyorum. 

İşte burada hem kızıyorum hem de bazen oh olsun diyorum. Yakında hep birlikte göreceğiz. Robotlar çok hızlı geliyorlar. Yapay zeka çok daha hızlı gelişiyor. Hiçbir şey üretemeyen, hiçbir şey yapmak istemeyen bütün yıl söylenen kadrolar tamamıyla işsiz kalacak. Çünkü böyle bir şey olmazsa zaten ekonomi, zenginlik ve refah üretilemez. Sadece fakirlik üretilir. 

Robotlar giderek bir şey yapmak istemeyen, sadece bedenleriyle orada olan kişilerin yerini alacak. Ancak içinde yüksek enerjisi olan, sorumluluk sahibi ve fikirleri olan bir şeyleri değiştirmek isteyen daha iyisini yapmak isteyen insanlar giderek daha fazla ortaya çıkacaklar. 

Peki fikir ne demek? Aslında basitçe yaratıcılık diyebiliriz, yani kopyalamak değil. Çünkü yapay zeka müthiş derecede dünyadaki bütün bilgiye sahip olacak ve robotu da o yönetecek. Peki insanlar ne yapacaklar? İşte o zaman girişimci insanın içinde müthiş bir şey ortaya çıkacak. Bilgili ve bilge insanlar öne çıkacaklar. Aslında girişimciliğin içerisinde müthiş bir bilgelik var. Peki bilgelik ne demek? Basitçe bilgiyi üretebilen ve yaratıcı demek. Ve işte o yaratıcı insanlar dünyayı değiştirebilir, şirketini değiştirebilir. Aynı şekilde bir ekonomik krizle karşılaştığında o yaratıcı olan, bilge ve sorumluluk sahibi insanlar müthiş pragmatik yapılarıyla her şeyi değiştirebilirler. 

Yeni ekonomi ve iş dünyası, bu tür girişimcilere kapılarını açmak zorunda kalacak. Bu yeni ekonomi içerisinde rutin kurumsallaşma yapısı tamamıyla bürokratik hareket eden, rutini besleyen ve neredeyse 200 kelimeyi geçmeyen Türkçeyle konuşmaya çalışan insanlardan oluşan sıkıcı yerler artık ölmek üzere.  Bu durumun nedeni pandemi, ekonomik kriz, doların artması veya çıkması değil, bunun gerçek nedeni işte bu kadar basittir. 

Bakın etrafınıza, çevrenize kaç lider yetişiyor şu anda? Şirketlerinizi görebiliyor musunuz? Gençler kaç kişiyi örnek alacak acaba? Bakın etrafınızda. Lider yetişmiyor, çünkü bu yapılar ölü yapılar.  Kesinlikle liderleri yetiştirmiyorlar. 

O zaman gelin hep beraberce bir şeyi fark edelim. Bugünün şirketleri bunu yapılandırmaz. Kim olduğuna ne olmak istediğine ve ne yapmak istediğine sen karar veriyorsun. İster şirketinde ister kendi işinde bak bakalım gerçekten girişimci ruh sende var mı? Sorumluluk sahibi misin, yaratıcı mısın? Yoksa standart çalışan psikoloji içerisinde hep almaya mı çabalıyorsun? Vermekten keyif alıyor musun? Düşüncelerini, emeğini, çabanı tüm enerjinle veriyor musun? İşte o zaman her şeyi değiştirebilirsin. O andan itibaren artık standart çalışan değilsin. Hatta zamanın nasıl geçtiğini dahi anlamayacaksın. 

Ve burada müthiş derecede o insanın güzelliği ortaya çıkmaya başlıyor. Eğer güzellik keyifle, eğlenceyle, yaratıcılıkla, coşkuyla, heyecanla içeriye yansımıyorsa ne yaparsanız yapın hiçbir zaman başarılı olamayacaksınız. 

O yüzden yeni bir işyeri kurabilmek ve yeni bir ekonomi için yeni bir sen ihtiyacı var. Sakın bunu başkalarından beklemeyin. Ne müdürünüzden ne de şirketten, hemen şimdi girişimci ruhunuzu ortaya çıkarın ve vermeye başlayın, yapmaya başlayın. 

Veya beni engelliyorlar müdürüm bana hiçbir şey yaptırmıyor mu diyeceksiniz? İşte o engellerden nasıl kurtulacağınızı söyleseydiniz, engelleri nasıl geçebileceğinizi görebilseydiniz işte o girişimci ruh sizde var diyebilirdik. Bunun yerine şu anda yine söylenmeye çalışıyorsunuz; neymiş, beni engelliyorlar. Tabii ki engelleyecekler. Kendi işinizi kurup yaparsanız da engelleyecekler. Şurada 34 yıldır kendi şirketimle mücadele veriyorum, karşıma çıkan engeller, zorluklar ve mücadeleyi size aktarmam kitaplar doldurur. 

Esas bu durumu değiştirebilecek yürek var mı, bu güç var mı ona bakmak gerekiyor. Buna bir kez baktığınızda işte o anda her şeyi değiştirebilirsiniz. Buradaki en kritik nokta şu, standart çalışan psikolojisinde ve modern köle misiniz? Yoksa girişimci ruhla yeni bir şey yaratmayı düşünüyor musunuz? 

Bu yüzden hadi diyorum, yeni bir sen, yeni bir iş ve yeni bir ekonomi için bunu hep birlikte hak ediyoruz. 

Sevgilerimle.

Yazıyı sevdiniz mi? hemen paylaşın!

Share on linkedin
LinkedIn
Share on email
E-Posta
Share on twitter
Twitter
Share on facebook
Facebook

Yorumunuzu bırakın

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin